|
SON DAKİKA
|
|
Salı, 04 Kasım 2008 14:31
Onu feth eden komutan ne güzel komutan onun askeri ne güzel askerdir”.(hadisi şerif)
Bu hadisi şerifin gereği olarak, Kostantiniye (İstanbul)’u almak ve peygamberimizin müjdesine ulaşmak için sahabi orduları ve arkadan diğer İslami ordular tarafından defalarca kuşatılmış ve fakat fetih gerçekleşmemiştir.
Fatih Sultan Mehmet daha küçük yaşlarında İstanbul hayali ile büyümüş ve yetişmiştir.
Tarihten pek çok muhteşem fetih vakaları vardır. Lakin hiç biri İstanbul’un fethi kadar tesirde ve efsunlu değildir.
“ikinci Murat Han Hacı Bayramı Veliye bu Kostantiniye’yi feth etme arzusunu sorunca: beyim! Bu şehri sen feth edemeyeceksin. “İstanbul’un fethi şu ayağı sarı çedikli oğlancıkla karşısında duran köseç’e nasip olacaktır”.
Sarı çetikli, şehzade Mehmet, Köseç ise Akşemseddin’dir.
Bunun üzerine şehzade Mehmet, o dönemin en büyük alimlerinin terbiyesine tevdih edilir. Başta Bolu’muzun medari iftiharı Akşemseddin Mollagürani, Mollahüsrev, Hocazade gibi devrin en büyük alimlerinden feyz almış, maddi ve manevi ilimlerle teçhiz edilmişti. O yedi yabancı lisanı ana dili gibi konuşabiliyordu. İstanbul’u almak için döktürdüğü topların balistik hesaplarının bizzat kendisi yapabilecek mühendislik bilgisine sahipti. Bugün kü teknik vasıtalarla badanasının dahi yapılamayacağı Rumeli Hisarı’nın 3 ay gibi kısa zamanda tamamlayarak Karadeniz’i kontrol altına alarak Bizans’a gelecek yardımların önünü kesmişti.
Cihan tarihinde emsali görülüp duyulmamış olan gemileri karadan yürütme olayı var ki insanın aklı durur. O günün ormanlarından bugünün İnönü stadının olduğu yerden Kasımpaşa sırtlarından Haliç’e indirilen 70 parça gemi var ki, bugün ki teknoloji ile bu olay gerçekleştirebilir mi? Tabiî ki burada tam bir imanı kâmil ile ihlâs, samimiyet ve Allah’a teslimiyet vardır. Fatih, harp ilanının gereği olarak o günü ağır harp sanayi projesi olan bizzat döktürdüğü, projeleri, yerli ve millidir. İthal hiç bir şey yoktur. İslam ordularında bu duygu hali olduğu dönemlerde hiçbir zaman mağlubiyet yüzü görmemişizdir.
Fatih, kazanmış olduğu şan ve şerefe tesadüflerin yardımı ile değil, kendi ruhi kabiliyet zihniliyakat, kudret, himmet ve dehası ile ulaşmıştır. Kimseyi taklit etmemiş ve kimsenin taklit edemeyeceği eşsiz bir cihangir, bir bilim sanat adamı, bazen hükümdar, bazen serdar, bazen şair, askeri, siyasi, idari yönü ile hulasan maddi ve manevi yönü ile tacına tahtına mülküne hazinelerine rağmen yeri geldiğinde ise Akşemseddin huzurunda munis bir dervişlik vasfına haizdir.
21 yaşa sığmayacak bir gayreti ve çalışmasını gördüğümüz Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un alınmasına sebep olan gayret sadece askeri nitelikli bir cehd olmasa gerek. Nitekim Fatih fetih öncesi günlerine, tebdili kıyafer ile gezerken alışveriş ettiği esnafın kendisini büyük bir tok gözlülükle sürekli henüz siftah etmemiş meslektaşlarına yönlendirmiş olması, üzerine II.Mehmet şöyle der: “ Lala! İstanbul üzerine yürümeye karar verdim. Fetih bana müesser olacaktır. İki kıtayı içine alan Osmanlı toprağının ortasında bir ur gibi kalan Bizans toprağını alarak karanlık bir çağı ebediyen yok edip, İslam’ın nurlu çevresiyle yeni bir çağ açan böyle muazzez bir ecdada ne kadar saygı duysak yine de azdır.
Fatih’in İstanbul’u kuşattığı anlardı. Surun dışındaki bağlardan askerleri üzüm yemişti. Bu olaydan haberdar olan Fatih her üzüm kökünün dallarını birer beze sarılarak bir miktar para bırakır ve şöyle der: “ Askerimin kursaklarında haram lokma varken ben bu şehri feth edemem.
Fatih, elbetteki her yönüyle dünya başkenti olan İstanbul’u almak arzusu, sırf arazi parçası elde etmek için değildi. Onun meramını kendi dili ile şu ifadelerinden öğreniyoruz.
“İmtisal-i “cahidü fillah oluptur niyyetü
Din-i İslam’ın mücerret gayretidur gayretüm”
Fatih’in maksadının, sırf dini gayretinden gelen Allah yolunda cihad etmek, dini mübili İslam’ın yeryüzüne yaymak olduğu anlaşılmaktadır.
Çocukluğundan beri fetih ruhu ile iyi eğitilip yetiştirilen Fatih, yapılması gereken bütün tedbirleri almış ve 53 gün uzayan muhasarada bir ara ümitsizliğe düşer gibi olur da,”Ya bu şehir beni alır-ya ben bu şehri alırım.”diyerek atını denize sürer.Bu çetin ve kanlı muhasara esnasında padişahı hep destekleyen, ümitsizlikten geri çeken.”Korkma alacaksın!” diyen bir ses, o ses Akşemseddin’in sesidir.
Fetih için lüzumlu olan üç şart:
Komutan: Evet peygamber dili ile övülen komutan Fatih’ti.
Asker: İtaat eden asker, Ulubatlı Hasan’ın şahsında surlara dikilen bayrakla temsil edilir.
Maneviyat: Akşemseddin’in şahsında, meşayihi izam ( Kanaat önderleri ).
Kostantin düşüyor
Bütün hazırlıklar tamamdır. Karadan,denizden ve ayrıca iki yüz kilo mermi atan toplarla fetih gerçekleşir. Doğruca Ayasofya’ya varılır genel bir af ilan edilir.
Ayasofya
Ayasofya, kilisenin mülkü değil, İmparator’un malıdır. Fatih Sultan Mehmet Han, kendi parası ile nakdini ödeyerek, imparatordan satın almış ve camii olarak vakfetmiştir.
İstanbul alınır. İslam’da adettir. Feth edilen şehrin en büyük mabedi camiye çevrilir.
Osmanlı bu adeta uyarak hep bu yolu takip eder. Fatih’te, fethin sembolü olan Ayasofya’yı camiye çevirme emrini verir. Salı günü feth edilen İstanbul aynı hafta içinde Cuma namazına hazır olur.
Fatih Ayasofya’yı cami olarak vakfeder
Vakfının şartı şöyledir.-“… işte bu benim Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi kim değiştirise Allah’ın, Peygamberin, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun. Azapları hafiflemesin, haşir gününde yüzlerine bakılmasın, kendilerine şefaat eden hiçbirkimse bulunmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir.”
İstanbul’un manevi Fatihleri
Başta Hz.Ebueyyubelemsari ve diğer sahabiler olmak üzere: Zeytinburnu Mevlana kapıdaki merkez efendi, Üsküdar doğancılarda ki Aziz Mahmut hüdayi koca Mustafa Paşada ki sümbül efendi , hayvansaray yavedüt caddesindeki yavedüt sultan adıyla tanınan Şeyh Abdulvedüt efendi, Rumeli kavağındaki telli baba, Rumeli hisarı şüheda şehitliğindeki şeyh Bedrettin, Şeyhzade başı Şeyhzade külliyesindeki helvacı baba Beykoz yüşa tepesindeki Yüşa Peygamber…bulundukları o güzel ve ebedi karargahlarından İstanbul’un manevi fatihleri olarak hala bizlere ışık ve huzur saçmaktadırlar. Cümlesine rahmet olsun.
Kostantiniye İslam’laşıyor
Yedi tepede yedi şaheser:
Biliyoruz ki , İstanbul Yeditepe üzerinde kuruludur. Ecdadımız bu yeditepeyi yedi eşsiz birer şaheser olarak mabetlerle ebedileştirmişlerdir.
Bunlar;
1. Tepeye topkale kapıdan içerilere girildiğinde görülen Gazi Ahmet Paşa Cami
2. Edirne kapı mihlimah Camii
3. Yavuz Sultan Camii
4. Fatih Camii
5. Bayezit Camii ve Süleymaniye Camii
6. Nur Osmaniye Camii
7. Ayasofya ve Sultan Ahmet Camii
Daha nice yüzlerce böyle ilim irfan, kültür, sostal bütün ihtiyaçları kapsıyan külliyelere sahip olan bu mabetler İstanbul’un birer tapılarıdır. Artık Kostantiniye böylece İslambol daha sonrada İstanbul olarak günümüze kadar gelir.
Fetih ilk şehit kabirleri ve manevi fatihleri
İstanbul’un manevi Fatih’leri: Başta Peygamberimizin sancaktarı Ebueyyübelemsari ve Hz.Halit efendimizdir. Kabrinin Akşemseddin’in manevi keşfi ile bulunur ve türbesi yapılır. Bunun dışında elbette yüzlerce sahabi surların dibinde yatmaktadır. Rivayete göre sayıları 400 civarındadır tespit edilebilen 28 tane sahabi kabirleri vardır. Bunların 9’u Ayvansaray’da
4’ü Eyüpsemtin’de, 3’ü Karaköy’de yer altı camiinde 1’i Karacaahmet mezarlığında on ikisi sur içinde.
Sur dibinden Eyüp’e giderken eyri kapıda kabirleri bulunan ilk manevi fatih ve Şehid’i olan sahabelerin bazıları şunlardır.
Hz.Şu’be, Hz. Hafir, Hz.Abdullah El Hudri, Hz. Abdussadık Cabir b. Ubade b. Sane.
Ebu derda,Hz. Amir,Hz. Ka’b hazretleridir.
Hz. Allah cümlesine rahmet eylesin.
Bu vesile ile ömürlerini İslam davası yolunda sarf etmiş bulunan bir cümle şüheda, ulema, ümera ve gazilerimize rahmetler diler, hayırlı Cumalar dilerim.
Boluspor ilk antrenmanını yaptı![]() Bank Asya 1. Lig takımlarından Boluspor, yeni sezon öncesi ilk çalışmasını akşam saatlerinde yaptı. Karacasu'daki antre... |
Boluspor'un ilk transferini![]() Boluspor sezonun ilk transferini yaptı. Ofspor'da forma giyen 24 yaşındaki defans oyuncusu Emre Karaman'ı renklerine ba... |
Teknik Direktör Fuat Çapa oldu![]() Boluspor’un yeni teknik direktörü belli oldu. Hüsnü Özkara ile yapılan karşılıklı anlaşma sonrasında yollar ayrılırken,... |
YENİ TEKNİK HEYETİMİZ BELLİ OLDU![]() Boluspor'da teknik direktör Levent Eriş'in istifa etmesi ile boşalan koltuğa Boluspor'u 3'üncü ligde 2'inci lige taşıyan... |
Levent Eriş’in istifasını onayladı![]() Boluspor Kulübü yönetimi, Akhisar Belediyespor yenilgisinin ardından istifasını sunan teknik direktör Levent Eriş’in is... |
|
BİR SALKIM ÜZÜM |
| Recai Şenlik-ŞELALE | |
|
Anayasa Değişikliği |
| Yasin GAZİERDEN--KURŞUN KALEM | |
|
DEPREM ve REFERANDUM |
| Editör | |
|
SİYASET! |
| Hasan Basri Akdoğan-SÖZÜN ÖZÜ | |
|
GENÇLİK NE İSTİYOR? |
| Alaaddin AKBAY--BİRBİRİMİZ | |
|
YÖNETİMDEN ÖZÜR DİLENDİ ! HAYDİ BEYLER SIRA TARAFTARLA BARIŞMADA ! |
| Reha ÇETİNKAYA--Dobra Dobra | |
|
SÖVMEK |
| Lütfü AYDIN | |
|
KİME GÖRE, NEYE GÖRE? |
| MEHMET ŞENTÜRK | |
|
Kabullenmek çok zor ama |
| Soner ÇAVUŞOĞLU | |
|
Devrim |
| Elif Gül TEKE--SÖZÜN ÖKÇESİ | |
|
EY İMAN EDENLER! İMAN EDİN… |
| Büşra Öztrük | |
|
Onbir ayın sultanı |
| Samet Yanaşma-SOKAK KAPISI | |
|
İşi sıkı tutmalıyız… |
| İsmail Sönmez | |