x

HAYRLAR OLSUN HAYRİ HOCAMIZ

Yazdıre-Posta

Niyet hayr, âkîbet hayr…
 Bende tüm Bolu gibi, rektörlük seçimlerinde tanıdım. Yerel medya kadar ulusal medyada da yer aldı Hayri Bey.
 Beğenen bir tarafından, beğenmeyen bir tarafından çekiştirdi durdu.
 İlginçtir ki, Hayri Hoca bunların hiçbiriyle ilintileşmedi.
 Kendisini iktidar partisinin aktif bir elemanıdır diyen mi olmadı.
 Bir cemaatin elemanıdır diyen mi olmadı.
 Akademisyenliği geçersizdir diyen mi olmadı, özel hayatına dil uzatan mı?
 Hepsine karşı sessiz kaldı.
 Hatta kendisinin, rektör atanmasına engel olmak isteyen kulüp ve örgütlere bile ses çıkarmadı.
 Çıkarmaması bir yana olgunluktan mı, pişkinlikten mi bilinmez, rektörlük devir teslim töreninde bu engelcilere karşı öyle bir centilmenlik gösterdi ki, sanki o anda bunlar, "arkadaş, bu iş buraya kadar, bundan sonra geldiğin yere marş marş" deseler,  dönüverecekmiş gibi bir yorgunluk (!) sergiledi.
 Böyle olmamalıydı.
 Neden böyle olmamalıydı? Bunu maddeleyelim. 
1- Evet, seçim sürecinde çok yoruldun ancak, seçimi tüm negatif argümanlara, kadrolaşmalara karşın oyların yarısını alarak kazandın.
2- Karşında yıllardır kendi kadrolarını üniversiteye çakmış bir yönetime ve yandaşlarına rağmen seçimi oyların yarısını alarak kazandın.
3- Her iki akademisyenden birinin oyunu aldın.
4- Eğer yrd. doç.ların dışındakiler de oy kullanaydı, oyların üçte ikisini alabilirdin.
5- Yıllardır halkımıza dayatılan "başörtüsü" saçmalığını, eşiniz hanımefendinin başı örtülü olmasına rağmen rektör olarak tekmelemeyi başardın.
6- On yıllardan beri birtakım kulüp ve sivil örgütlenmelerin tüm gayretlerine rağmen (belki de halkın tabanından kopuk oldukları için) başaramadığı "Bolu halkının desteklediği, omuz verdiği birisi" olmayı başardın.
7- Belki üniversiteler tarihinde az görülür biçimde ana muhalefet partisinin doğrudan veya dolaylı hedefi olarak bulunmana rağmen devletin tercihi olarak rektör oldun.
8- Seçim sürecinde Bolu halkının tabanı dahil hemen hemen tüm çevrelerden destek gördün. Sağduyulu kanaatleri, etrafında birleştirdin. Adeta il konseyleriyle bile sağlanamayan bir konsensus sağlamayı başardın.
9- Milletvekillerinden belediye başkanına kadar her seviyeden yöneticiden destek buldun.
Bu maddeleri çoğaltmak mümkün. Ancak, anlayana bu kadarı yeter.
 Artık, mühür elinde Sayın Rektörümüz.
İlim için, bilim için, hak için, adalet için, Bolumuz için, ülkemiz için, tüm insanlık için yürümelisin.
Kimseden korkmana, çekinmene gerek yok.
Muhtemel oluşacak ve oluşturulacak çatlak ses organizasyonlarına kulak asma.
Örtülüsü de olsa örtüsüzü de olsa tehdidin hiçbir türlüsüne pabuç bırakma. Bu arada şarlatanların ve yalakaların her yeni yönetimin yanında, kenarında anında çöreklendiğini hatırlatmaya herhalde gerek yok.
Bu saatten sonra seninle uğraşanlar, öncelikle sen bil ki, halkın tokadına çarpacaklardır.
Ünlü düşünürün dediği gibi, "Bilimin ışığını önüne al ve yürü, bırak gölgeler seni takip etsin."
Bugüne değin halka inmeyen mi yoksa inemeyen (!) mi, üniversiteyi, halka hizmet noktasına taşı.
Üniversiteyi "elit tabaka olmak" hastalığına bulaştırma. Bulaşıkları temizle.
Bir kültür hazinesi olan Bolumuz'un öncelikle bu kültürel birikimlerini deşifre et.
Ve, karanlığın şatolarını yerle bir edecek bilim denilen lazer gereçlerini, tüm insanlığın hizmetine biran evvel sun.
Bu arada halkın ve Hakk'ın seni desteklediğini, izlediğini ve gözlediğini bir an olsun hatırından çıkarma.
 Haydi hayrlar ola!