
Salı, 23 Şubat 2010 10:34
SES Şube Başkanı Serdar Koçyiğit, bir basın açıklaması yaparak tüm herkesin TEKEL işçilerine destek vermesi gerektiğini, sıranın kendilerine de gelebileceğini unutmamaları gerektiğini söyledi. Sağlık çalışanlarının da sonlarının TEKEL işçileri gibi olduğunu belirten Koçyiğit, “bizim sektörümüzde de 4/b, 4/c adı altında yığınla sözleşmeli, vekil ebe-hemşireler, binlerce taşeron işçisi var ve bunlar iş güvencesinden yoksun çalışmaktadırlar” dedi.
Serdar Koçyiğit, TEKEL işçilerinin haklı mücadelesinin iş güvencisi olmadan çalışmayı reddetmelerinde dolayı olduğunu söyleyerek, yapılan tüm müdahalelere rağmen TEKEL işçilerinin direnişinin halkın desteğini alarak pekiştiğini belirtti. Koçyiğit yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Tekel işçileri iki ayı aşkın süredir özelleştirmenin sonuçlarına karşı, güvencesiz, esnek çalıştırılmak istenmelerine karşı direniyor. Bugüne kadar kamu işçisi olmalarına ve yıllardır sağlıklarını, gençliklerini TEKEL fabrikalarında bırakmalarına, TEKEL'e milyarlarca lira kar ettirmelerine karşın, özelleştirme sonucunda ya iş güvencesiz ve düşük ücretle çalışacağınız işyerlerine gidersiniz ya da kapı önüne atılırsınız seçeneği ile yüz yüze bırakıldılar. Ancak TEKEL işçileri iki tercihi de reddederek, kadrolu çalışmaya devam etmek için mücadeleyi seçtiler. Uzun zamandır özelleştirilen kurumların işçilerini diğer kamu kurumlarına 4/c ile gönderen ve önemli bir tepki ile karşılaşmayan hükümet, TEKEL işçilerinin de iki gün bağırıp gideceğini zannetti ama fena halde yanıldı. İki aydır işçileri yıldırmak için her türlü yola başvurdu, içten bölmeye çalıştı, dışarıdan kışkırtılıyorlar dedi, polisi saldırttı ama hiçbiri tutmadı. Tam tersine hem TEKEL işçilerinin direnci pekişti, hem de emekçilerin ve halkın desteği daha da arttı. Çünkü onlar, çok haklı ve meşru bir yerde duruyorlar, ellerinden alınmak istenen iş ve ücret güvencelerine sahip çıkıyorlar.”dedi.
SES Şube Başkanı Serdar Koçyiğit, sağlık çalışanlarının sıranın kendilerine gelmesini beklememesi gerektiğini ifade ederek, “Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçilerinin geleceği de tekel işçilerininkinden farklı değil.
Bizim işyerlerimizde de hizmetler parça parça özeleştiriliyor. Bizim işyerlerimizde de iş güvencesiz çalışma hızla yaygınlaşıyor. Bizde de esnek çalışma, karşılıksız fazla çalıştırma gün geçtikçe artıyor. Bizimde temel ücretlerimiz yerinde sayıyor, geleceği olmayan performans ücretlendirmelerine mahkum edilmeye çalışılıyoruz. Her geçen gün bu durumu pekiştirecek yasal düzenlemeler yapılıyor. Sıra bize geliyor demiyoruz, aslında sıra bizde. Çünkü TEKEL işçilerinin iş güvencesi talepleri karşısında Bakan “bu durum sadece tekel işçilerini ilgilendirmiyor, daha arkasından 125 bin kişi gelecek” demişti. Tekel işçilerini sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak en iyi biz anlayabiliriz. Çünkü son 67 yıldır işkolumuzda 4924, 4/b, 4/c adı altında yığınla sözleşmeli, vekil ebe-hemşireler, binlerce taşeron işçisi var. Bugün sağlık ve sosyal hizmet işkolumuzda çalışanların 120 bini taşeron işçisi, 60 bin 4/b'li ve sayısı daha sınırlı da olsa 4/c'li, vekil ebeler var. Sosyal Hizmetlerde ise 9 bin kadroluya karşın 10 bin taşeron çalışmaktadır. Yani işkolumuzdakilerin %40' ı iş güvencesinden yoksun çalıştırılmaktadır. Son olarak, TBMM'de alt komisyonlara gelen Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı ile tüm hastanelerin kendine yeten işletmeler haline getirilmesi, çalışanların tamamının sözleşmeli yapılması hedeflenmektedir. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak kritik bir dönemdeyiz. Ya kadrosu olanlar bekleyerek sıranın kendine gelmesini bekleyecek -ki o zaman zaten bu işin sonu gelmiş olacak- ya da işyerimizde yanı başımızda bulunan güvencesiz çalışanlarla ve Tekel işçileriyle beraber saf tutarak güvencesizliğe karşı barikat olacağız. Ya hep beraber 4/c, 4/b, taşeron belasını defedeceğiz ve tüm çalışanlara iş güvenceli çalışma sağlayacağız ya da hep beraber güvencesizler kervanına katılacağız. Bizim tercihimiz çok açık. Bizler de TEKEL işçilerinin açtığı yoldan hem kendi geleceğimiz, hem de hizmet verdiğimiz kesimin geleceği için mücadelemize devam edeceğiz” şeklinde konuştu.